Hotel Payam

KÜÇÜK BİR BALIKÇI KÖYÜNDEN GÖZDE BİR TURİZM BELDESİNE…

Kaş, Antalya’ya bağlı küçük bir sahil kasabası. Küçük dediğimize bakmayın, 5 beldesi ve 48 köyü ile birlikte epey bir alana yayılıyor aslında. Merkezde 8.000 olmak üzere köylerle birlikte toplam nüfusu 50.000 civarında. Eskiden balıkçı kasabası olan Kaş’ta bugün yaşayanlar geçimlerini ağırlıklı olarak turizmden sağlıyorlar. Eşine pek rastlanmayan turkuaz suları, değerli endemik bitki türleri ve antik kalıntıları ile Kaş dünyadan da pek çok gezginin gözdesi olmuş durumda. Son yıllarda görülen büyümeye karşın, ulaşım zorluğu nedeniyle kendine özgülüğünü büyük ölçüde koruyabildiğinden, Akdeniz kıyılarımızın mücevheri sayılıyor hâlâ.

Likya’nın önemli kentlerinden olan Kaş, ilçeyi çevreleyen Antik döneme ait kentler ve tarihsel değerler sayesinde eşsiz kültür seyahatlerine evsahipliği yapıyor. Dünyanın en ünlü ilk beş dalış merkezi arasında yer alıyor ve yüksek dağlardan turkuaz renkli suların enfes manzarasına süzülen yamaç paraşütü deneyimi ile nefesleri kesiyor.

Kaş

Bu eşsiz tatil kasabasının en eski adı Habesos olarak biliniyor. Tarihte Antiphellos ismiyle de anılan antik kent, Karya ve Likya bölgeleri arasında bağlantıyı sağlayan yolların kesişme noktasında bulunan bir ticaret limanı. Büyük İskender zamanında Makedonya egemenliğine girmiş, İskender’in ölümünden sonra Seleukoslar ve Ptolmaioslar arasında el değiştirmiş. Antiphellos, Roma döneminde önem kazanmış ve Bizans döneminde psikoposluk merkezi olmuş. Arap akınlarından sonra Anadolu Selçuklu topraklarına katılmış ve Andifli adını almış. Yıldırım Beyazıt zamanında ise Osmanlı topraklarına katılmış.

Bölge, oldukça köklü bir tarihe ve evsahipliği yaptığı pek çok uygarlığın izine sahip. Likya dediğimizde M.Ö. 3000’e kadar uzanmış oluyoruz. Tarihe meraklı iseniz daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz.